BİR YORUM: SPOR AHLAKI



Ulu Önder Atatürk’ün bundan yıllar önce söylediği ünlü “ben sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklısını severim” cümlesini ne zaman hatırlasam aklımdan şöyle bir düşünce geçer: o zamanda Ulu Önder “ahlaklı” derken ne kastetmişti acaba?

O devirde tüm spor dalları amatör olarak yapılmaktaydı, sporcunun ahlakını günümüzde olduğu kadar bozacak derecede profesyonellik yoktu. Menajerler, transferler, teşvik primleri gibi kavramlar henüz keşfedilmemişti. Olimpiyatlarda sadece amatör sporcular yarışabiliyordu.

Günümüzde spor dünyasının kara deliği olan “doping” henüz bilinmiyordu.

“Şike” kelimesi lügatlarda dahi bulunmuyordu.

Peki “ahlak” kavramı ile neye işaret edilmişti?

O günlerdeki spor müsabakalarını, yarışları izleme imkanı bulanlar mutlaka fark etmişlerdir. Sahadaki sporcular birbirlerine düşman gibi değil rakip gibi bakıyorlardı. Maçtan sonra beraberce yemeğe gidebiliyorlardı. Sahada hakemi aldatmaya yönelik davranışlarda bulunmuyorlardı. Seyirci de arenada birbirini sakatlamaya çalışan insanları değil, yeteneklerini, enerjisini ve zekasını kullanan sporcuları seyretmek için statları dolduruyordu.

Spor kulüplerinin yöneticileri de günümüze göre çok farklıydılar. Seyirciyi kışkırtacak sözler sarf etmiyor, medyanın işi düşmanlığa döndürmesine izin vermiyorlardı.

Sporcu, seyirci, idareci, gazeteci elbirliği ile sporu temiz tutmaya çalışıyorlardı.

Onlar, rakibini kötüleyerek, çamur atarak başarı kazanılmayacağını anlamışlardı. Sporun sahada, kulvarda, parkurda, parkede kazanılacağının bilincindeydiler.

Son zamanlarda yakın çevremde şahit olduğum bazı sporcular ve yöneticiler Ulu Önderimizin sözlerini anlamamış gibi gözüküyorlar. Başkalarını kötüleyerek, çevrede rivayetler yayarak, iftiralar atarak kimsenin başarıya ulaşamadığını çok yakında acı bir şekilde anlayacaklar. Spor dünyasında bu şekilde başarıya ulaşıldığı görülmemiştir.

Kulaktan kulağa dedikodu fısıldayarak yarış kazanılmaz.

Rakibine çamur atarak ayakta durmaya çalışanlar kaybettikleri zaman “keşke enerjimizi, zekamızı bu işlerle harcayacağımıza daha ciddi antrenman yapsaydık” diyeceklerdir.

Çocuklarınıza kötü örnek olmak istemezsiniz.

“Spor, insanları eler”.

Biz, Ulu Önderimizin dediği gibi “sporcunun zeki, çevik ve AHLAKLISINI” seviyoruz.


Diğer ANILAR-YORUMLAR

Image

F.I.S.A. da Nasıl Görev Alınır?

Dünya küreğini yöneten Uluslararası kürek federasyonu (FISA) ya üye 153 ülke bulunmaktadır. FISA nın 153 üye ülkesi her yıl ordinary kongrede ve her 4 yılda bir olimpiyat oyunları sonrasında yapılan e...


Image

BİR YORUM: SPORDA DİSİPLİN

Antrenman gurubumdan bir kaç kişi değişik zamanlarda uyguladığım askeri disipline hayran olduklarını, bu müthiş disiplinli ekibin bir parçası olmaktan dolayı çok mutlu olduklarını söylemişlerdi. Ne de...


Image

YÜZ YIL SONRA KAZANILAN İKİNCİ ALTIN MADALYA

1912 Stockholm Olimpiyatı Sekiz Tek Kürek yarışında birinci olan İngiliz ekibinde Isle of Man adasında doğan Sidney Swann da yer almıştı ve bu başarısı ile “Manx” (Isle of Man) Man Adasından o tarihe ...


Image

TARİHTEN BİR YAPRAK: İki Olimpiyat Altın Madalyalı bir Antrenör: Jutta Lau

Alman Milli takımının başarılı kürekçisi 1955 doğumlu Jutta Lau, 2001 yılında FISA tarafından “Coach of the Year” olarak tanımlandı.2000 Sidney Olimpiyatında Jutta Lau’nun ekipleri Kadınlar Dört Çifte...


Image

BİR ANI: BODRUM'DA İLK KÜREK YARIŞI

B.A.Y.K. (Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü) bünyesinde faaliyet gösteren B.A.Y.K. Kürek Şubesi ilk kürek yarışını 2 Ağustos 2017 Çarşamba günü düzenledi.Yaklaşık bir aydır eğitim alan 13-14 yaş gurubu v...