TÜRKİYE'NİN OLİMPİYATLAR İLE TANIŞMASI

TÜRKİYE'NİN OLİMPİYATLAR İLE TANIŞMASI


Fotoğraf: 1924 Paris Olimpiyatına katılan Türk Milli Takımı Seremonide

1924, Paris Olimpiyatlarının yapıldığı yıldır.

Türkiye'de birkaç ileri görüşlü spor aşığı idealist insan yıllardır Olimpiyata katılma hayali kurmaktadır.

Ancak (IOC) Uluslararası Olimpiyat Komitesinin bir kararı vardır: Milletler Cemiyetine üye olmayan ülkeler Olimpiyatlara alınmamaktadır. Nitekim 1920’de Anvers'e davet edilmemiştik.

Tarihimizde ilk defa Osmanlı Devleti olarak 1912 Stockholm Yaz Oyunlarına iki atlet Vahram Papazyan ve Mıgırdıç Mıgıryan ile katılmıştık.

Bundan dört yıl önce de Modern Olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin, İstanbul seyahati sırasında Jimnastik Öğretmeni Selim Sırrı bey ile kendisine tercümanlık yapan Galatasaray Lisesi öğrencisi ve Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü sporcusu olan Aleko Mulos efendiyi 1908 Londra Olimpiyatına şahsen davet etmişti. Böylece Aleko, gayriresmi de olsa, Osmanlı Devleti vatandaşı olarak bir Olimpiyata katılan ilk sporcumuz oldu. 

1921 yılında IOC Türkiye'nin tekrar komiteye alınmasına karar verdi. (Bu oylamada Belçika, Çekoslovakya ve Lüksemburg aleyhimizde oy kullanmıştı...)

Ali Sami Yen beyin gayretleri ile 1922 yılında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı kuruldu. (Ali Sami bey, arkadaşları ile birlikte 1905 yılında Galatasaray Spor Kulübünü kurmuştu.)

1923 yılında çalışmalar meyvesini verdi ve IOC Türkiye'yi resmen Londra Olimpiyatına davet etti.

Türkiye Cumhuriyeti ekonomik güçlüklerle uğraşıyordu. Olimpiyata gidecek sporcu yetiştirmek gerekiyordu. Yeni kurulan Türkiye Milli Olimpiyat Cemiyeti, Maarif Vekaletine yardım talebi ile başvurdu. Harabe halindeki bir ülkeyi ayakta tutmaya çalışırken spora destek almanın çok ümitsiz olduğu günlerdi.

İşte burada vizyonu dünyayı aşan bir lider devreye girdi. Mustafa Kemal Atatürk bir ülkenin olimpiyatta temsil edilmesinin değerini biliyordu. Neticede 1924 yılında 5.220.000 lira olan ülke bütçesinden 50.000 lira olimpiyatlar için ayrıldı. Bu çok büyük bir fedakarlıktı.

Futbol, Güreş ve Atletizm branşları için yabancı hocalar getirtildi. Binicilik ve Atıcılık branşları için ordudan destek alındı. 

Doğal olarak bütçeden bu kadar büyük bir maddi yarımın spora ayrılması bazı çevrelerde ağır tenkitlere yol açtı.

Bütün güçlüklere rağmen 40 sporcu Paris Olimpiyatlarında milli forma ile yarıştı.

Ülkemizi 1940 yılında temsil eden 11 atlet, 3 bisiklet, 2 halter, 1 eskrim sporcusu ile 5 güreşçi ve 18 futbolcu, bu olimpiyatta madalya kazanamadı ama çok daha kıymetli başka kavramların tohumları atıldı.

O günlerde hemen anlaşılmadı ama bilimsel olarak 1924 Paris Olimpiyatı Türk Spor Tarihi açısından bir dönüm noktası oldu.

Çeşitli branşlarda ülkemize gelen yabancı hocalarla başlayan bilinçlenme, olimpiyatlardaki müsabakalarda kazanılan tecrübe ile gelişmiş ve ileri tarihlerde önemli spor adamlarının yetişmesine sebep oldu. Olimpiyatlara katılan çeşitli branşlardan takımlarımız ard arda yabancı ülkelerden müsabaka talepleri aldılar ve çok başarılı neticelerle yurda döndüler.

Örneğin Futbol Takımımız olimpiyat sonrası Kuzey Ülkelerinde çıktığı gezide Finlandiya, Estonya, Litvanya karşısında galip gelerek sadece ferdi branşlarda değil, takım sporunda da başarılı olabileceğimizi ispat etti.

Her şeyden önce bazı yabancı hayranı muhalifler tarafından "biz kim oluyoruz da onları yeneceğiz" gibi dar görüşler alt edildi, geniş vizyonu olan idealist sporcu ve idareciler spor dünyamızda söz sahibi olmaya başladı.

Olimpiyatlara hazırlık amacı ile Atletizm Takımını yetiştirmek üzere Amerikadan gelen Tobin, Güreş Takımını yetiştirmek için Macaristan’dan gelen Raul Peter, Futbol Takımımızı yetiştirmek için İskoç Billy Hunter ülkemizde bu sporlarla uğraşan eğitimcilere modern antrenman metotlarını öğrettiler, batıya açılmalarını sağlayarak yenilikleri takip etmeleri için yol gösterdiler.  

Ulu Önder Atatürk'ün liderliğinde 1924 yılında devlet bütçesinden yapılan fedakarca maddi destek o güne kadar tanımadığımız, önem vermediğimiz ve bilgi sahibi olmadığımız Spor Dünyasına girmemizi sağladı.

Bu gün yetmiş yaşında eski bir sporcu, antrenör ve idareci olarak gençlere tarihimizi iyi okumalarını tavsiye ediyorum. Bu günlere kolay gelmedik...

Celal Gürsoy

18.01.2020

Diğer BÜLTENLER

10 Olimpiyatlık dizimizin onuncu videosu: 2016 Rio Olimpiyatı

10 Olimpiyatlık dizimizin onuncu videosu: 2016 Rio Olimpiyatı https://www.youtube.com/watch?v=IMXKTFxvG2Q...

Image

10 Olimpiyatlık dizimizin dokuzuncu videosu: 2012 Londra Olimpiyatı

10 Olimpiyatlık dizimizin dokuzuncu videosu: 2012 Londra Olimpiyatı 10 Olimpiyatlık dizimizin dokuzuncu videosu: 2012 Londra Olimpiyatıhttps://www.youtube.com/watch?v=pMOzq6vNQ-M&t=773s...


Image

SPORDA İNGİLİZ ÖLÇÜLERİNİN YARATTIĞI KARIŞIKLIK

MARATON YARIŞI NEDEN 42.195 METREDİR? Birçok kaynakta Maraton Yarışının uzunluğu olan 42.195 metrenin antik Yunandan geldiği belirtilir. Bu tam olarak doğru bir bilgi değildir. Gerçekten de içeriği de...


Image

10 Olimpiyatlık dizimizin sekizinci videosu: 2008 Pekin Olimpiyatı

10 Olimpiyatlık dizimizin sekizinci videosu: 2008 Pekin Olimpiyatı https://www.youtube.com/watch?v=VZ9TDJMUYAQ...


Image

10 Olimpiyatlık dizimizin yedinci videosu: 2004 Atina Olimpiyatı

10 Olimpiyatlık dizimizin yedinci videosu: 2004 Atina Olimpiyatı https://www.youtube.com/watch?v=oGOv3FDrkss...


Image

2000 SİDNEY OLİMPİYATI

2000 SİDNEY OLİMPİYATI10 Olimpiyatlık dizimizin altıncı videosu: 2000 Sidney Olimpiyatı https://www.youtube.com/watch?v=HZuFjP97tcw...